Aurora’lar

Aurora

İlk defa bir boeing 747 kanadından gördüğümde şaşkınlıktan dilim tutulmuştu. Gökyüzürengarenk renklere boyanmış, sürekli hareket eden ve renk değiştiren muhteşem bir animasyon gösterisi yapmaya başlamıştı.

Yazının tamamını okuyun »

OTIZM

Selam,

Otizm, kızımda var olduğunu öğreninceye kadar adını bile duymadığım bir engel, bir hastalık. Kişinin kavramları bir arada her seferinde doğru düzgün işleyememesi olarak tarif ediyorum ben. Daha yaygın bir tanımı ise “Doğuştan olan, beynin ve sinir sisteminin farklı yapısından ya da işleyişinden kaynaklandığı kabul edilen nörobiyolojik bir bozukluktur.”  (http://www.otizmplatformu.org)

Temel belirtiler genellikle hep aynıdır;

  • İletişim kuramama ve bağlı olarak içe kapanıklık
  • Öğrenmede seçicilik, yani bazı alanlarda gereğinden iyi iken bazı alanlarda öğrenme güçlüğü yaşanması
  • Tekrarlı hareketler gösterme

Tabii ki bunlar en temel benzerlik ya da belirtiler. Bunun yanında otistik bireylerin kendilerine has başka belirti ve davranış bozuklukları da olabilmektedir.

Otizm, tedavisi olmayan bir rahatsızlık ve engellilik hali. Kendi kendine yetebilme anlamında verilebilen rehabilitasyon eğitimi dışında yapılabilecek birşey şu an için yok.

Bu konuda çalışan neredeyse her ilde ailelerin kurduğu dernekler var. Bazılarının bir araya gelmesiyle de otizmplatformu adında bir STK mevcut.

Bu konuda internet üzerinde doğru ya da yanlış bir sürü bilgiye ulaşmak mümkün. Nedeninin tam bilinememesi ya da bilinen nedenin ortadan kaldırılamaması nedeni ile tıp biliminden de yeterli destek sağlanamıyor.

Otizm, görülme sıklığına bakıldığında toplumu oldukça ciddi olarak tehdit eden bir rahatsızlık.

Bakalım gelecek bu konuda neler getirecek…

Sanal Havacılık

Selam,

Sanal havacılık deyince herkesin aklına değişik şeyler geliyor şüphesiz. Kısaca tarif etmek gerekirse standart PC ler üzerindeki simülasyon uygulamaları ile gerçeğin tatbikatının yapılmaya çalışılması denilebilir.

Sistem iki ana unsurdan oluşuyor;

  • Sanal Havasahaları ve H.T.K. leri
  • Sanal Pilotlar

Sanal havasahaları, gerçek dünyadaki ile aynı olacak şekilde yeralıyor ve yönetiliyorlar. Bu işlem için iki ana sağlayıcı mevcut;

  • IVAO
  • VATSIM

Bu iki ağ, kendilerine ait birer sanal gökyüzü sağlıyorlar. Ardından sanal HTK (Hava Trafik Kontrolörü ATC) ve sanal pilotlar bu sisteme bağlanıyorlar. HTK lar radar ekranları ile, pilotlar ise uçak simulatörleri ile.

Peki bu işe insanlar nasıl heves ediyorlar ? Çocukluktan kalan özlem en ana faktör gibi geliyor bana. Ekibin içindeki orta ve üst yaş grupları ağırlıkla gerçekte yaklaşamayacakları ve fakat hep özlemini çektikleri uçma tutkusunun ardına takılıp geliyorlar. Bir kısım gerçek havacı da sanal ortamda yer alıyor.

Eğer uçmaya hevesliyseniz ve artık gerçeğini yakalama şansınız yoksa işte size birkaç ipucu;

  • Öncelikle sanal havacılığın lider kurumlarının forumlarını ve web sitelerini ziyaret ederek başlayın. İki ayrı havasahasından söz etmiştim. Bu havasahalarının sahibi ve o havasahasının ana havayolu şirketinin adresleri;
    • http://www.ivaotr.org, http://www.thyva.com
    • http://www.vatsim.net, http://www.flythy.org
  • Havacılık ve uçuşla ilgili bu sitelerde yeralan dökümanları inceleyin.
  • Bu işin oldukça ciddi ve emek gerektiren bir iş olduğunun farkında olun. Özellikle havayolu pilotluğuna adaysanız, teorik bilgilerinizin gerçek bir havacı dan aşağı olmayacak kadar artacağını bilin.
  • Bir simülatör edinin. En yaygın kullanılan platform Microsoft Flight Simulator X. Windows harici sistemlerde X-Plane. Simülatörünüze eklenti edinmek için http://www.avsim.com iyi bir başlangıç olacaktır.

Peki hangi havasahası derseniz bu tıpkı BMW mi Mercedes mi sorusu gibi olacaktır. Bu işi ciddi olarak yapanların çoğu zaten iki havasahasında da uçmakta ya da HTK servisi vermektedir. Temel prensipleri aynı olmakla birlikte bölgesel uygulamalarda ufak farklılıklar gözlenebilmektedir.

Hobi için ayırabilecek vakti olup da havacılık tutkunu arkadaşlar, aramıza hoş geldiniz.

Türk Halk Müziği

Yaklaşık 3 yıl önce birdenbire bir bağlama çalma sevdasıyla başladı bende müzik tutkusu. Özellikle EGE Zeybekleri, oldum olası inanılmaz sevdiğim ezgilerdi zaten. Birgün acaba çalsam nasıl olur derken çok sevdiğim bir arkadaşım vasıtası ile tanıştım Erhan hocamla. Bornova’da Anadolu Müzikevi’ne adımı atış o atış. O kadar cana yakın o kadar ağırbaşlı insanlar gördüm ki gittiğim yerde bu beni çok etkiledi.

Dershanenin altında da bir çalgı yapım atölyesinin olması çok iyi bir tesadüf oldu. Duran ustayla da orada tanıştım. Anadolu’nun değişik yerlerinden gelmiş sıcacık yürekli insanlarının varlığını bu kadar geç keşfetmiş olmama kızıyorum bazen. Kısa süre sonra haftada bir günümü burada geçirmeye başladım. Gerçekten birebir aldığım dersler kadar burada edindiğim arkadaşlıklar ve arkadaşlarımdan aldığım bilgiler de çok önemli benim için.

2008 yılında ise İzmir Konak Belediyesi Türk Halk Müziği Korosu’nda korist olarak bulundum. Türküleri bir enstrümanla seslendirmenin yanında söylemenin de çok keyifli ve eğitici olduğunu gördüm. Bana gerçekten çok büyük katkısı oldu bu çalışmanın.

Geç de olsa ucundan yakalamış olmaktan dolayı tarifsiz bir mutluluk duyuyorum.